RİSALE-İ NUR’DA MUTLU EVLİLİK
Psikolog
Yasemin Uçal Abdullah
Gelişim
basamak basamaktır. Her basamağın kendine ait rolleri vardır. Hepimiz
rollerimizi yaşama şekliyle ve bu rollerin benliğimize kazandırdığı
deneyimlerle ruhsal tekâmül ve kendi bütünümüze ulaşmayı amaçlarız.
Evlilik, birden fazla rolün kazanıldığı kurumdur. Ailenin gelini,
evinin kadını, çocuklarının annesi gibi rolleri hep bu kutsal çatı
altında kazanırız.
Kurulduğu günden bu yana psikoloji biliminin neredeyse temel sorunu
olan arzu ve yasak çatışmasının en meşru çözüm alanı yine evliliktir.

|
Bediüzzaman Hazretlerinin belirttiği gibi “tenasülün devamı
için, hikmet-i İlâhîye, o fıtrî hizmete bir ücret olarak fıtrî bir
meyil ve şevk vermiş.” Kişi bu fıtrî meyil ve şevki evlenerek helâl
dairede keyfe kâfi derecede yaşayabilmekte. Böylelikle Efendimizin
(a.s.m.) belirttiği gibi eşler birbirinin örtüsü olmakta.
Bu hâliyle evlilik günaha giden yolda önemli bir barikat, güvenlik
şeridi rolünü üstlenmektedir.
Ayrıca Risale-i Nur’un bir cüz’ünde denilmiş ki: “Bahtiyardır o adam
ki, refika-i ebediyesini kaybetmemek için, saliha zevcesini taklit
eder, o da salih olur. Hem, bahtiyardır o kadın ki kocasını mütedeyyin
görür, ebedî dostunu ve arkadaşını kaybetmemek için o da tam mütedeyyin
olur; saadet-i dünyeviyesi için de saadet-i uhreviyesini kazanır.”
Dikkat edersek Üstadımız çatışmasız bir evliliğin nasıl olacağını,
özellikle eşlerden mütedeyyin olanının taklit edilmesini bahtiyarlık
addetmekte.
“Bedbahttır o adam ki sefahate girmiş zevcesine ittiba eder,
vazgeçirmeye çalışmaz, kendisi de iştirak eder. Bedbahttır o kadın ki
zevcinin fıskına bakar, onu başka bir surette taklit eder. Veyl o zevç
ve zevceye ki birbirini ateşe atmakta yardım eder. Yani, medeniyet
fantezilerine birbirini teşvik eder.”
Burada dikkat edilmesi gereken ikinci husus, eşlerin zaman zaman
ilişkilerine dışardan bakıp, evliliklerinde hangi örneği
resmettiklerine dikkat etmeleridir.
Yine Risale-i Nur’da eşler arasındaki muhabbetin dahi Hakka ait olduğu
vurgulanır.
“Hem, refika-i hayatını, rahmet-i İlâhîyenin munis, lâtif bir hediyesi
olduğu cihetiyle sev ve muhabbet et. Fakat çabuk bozulan hüsn-i
suretine muhabbetini bağlama. Belki kadının en cazibedar, en tatlı
güzelliği, kadınlığa mahsus bir letafet ve nezaket içindeki hüsn-i
sîretidir. Ve en kıymettar ve en şirin cemali ise, ulvî, ciddî, samimî,
nuranî şefkatidir. Şu cemal-i şefkat ve hüsn-i sîret, ahir hayata
kadar devam eder, ziyadeleşir. Ve o zaife, lâtife mahlûkun hukuk-u
hürmeti o muhabbetle muhafaza edilir. Yoksa, hüsn-i suretin zevaliyle,
en muhtaç olduğu bir zamanda, bîçare, hakkını kaybeder.” (Sözler, 32.
Söz, Bediüzzaman Said Nursî)
Eşler arası muhabbet Kur’ân’ın emrettiği tarzda olursa faydaları
nelerdir onu da Risale-i Nur’dan bakalım;
“Refika-i hayatına meşru dairesinde, yani, lâtif şefkatine, güzel
hasletine, hüsn-i sîretine binaen samimî muhabbet ile refika-i hayatını
da naşizelikten, sair günahlardan muhafaza etmenin netice-i uhreviyesi
ise, Rahîm-i mutlak, o refika-i hayatı hurilerden daha güzel bir
surette ve daha ziynetli bir tarzda, daha cazibedar bir şekilde, ona
dâr-ı saadette ebedî bir refika-i hayatı ve dünyadaki eski maceraları
birbirine mütelezzizâne nakletmek ve eski hatıratı birbirine tahattur
ettirecek enis, lâtif, ebedî bir arkadaş, bir muhip ve mahbup olarak
verileceğini vaat etmiştir. Elbette vaat ettiği şeyi kat’î verecektir.”
(Sözler, 32. Söz, Bediüzzaman Said Nursî)
Cenab-ı Hak Risale-i Nur’daki manevî reçeteleri evlilik hayatımızda
uygulama iştiyakını hepimize nasip etsin
Ana Sayfa